2016 Avrupa Kupası

Heyecanla ve özlemle beklenen günler geldi çattı; Avrupa’nın milli takımlar seviyesindeki en prestijli turnuvasına sadece günler kaldı. Peki, değişen statüyle birlikte kupada ne gibi yenilikler olacak? “Mucizevi” bir şekilde kupaya katılma hakkı elde eden milli takımımız kupada ne yapacak? Avrupa futboluna yön veren ulusal takımların mevcut durumları turnuvayı nasıl etkiler? İşte 2016 Avrupa Kupası hakkında merak ettiğiniz her şey.

2016 avrupa kupası

Format Değişikliği Kupayı Nasıl Etkiler?

UEFA’nın “devrik” başkanı, Fransız futbol efsanesi Michel Platini’nin Avrupa futbolunu dizayn etme çalışmalarının bir parçası olarak hayata geçen 2016 avrupa futbol şampiyonası format değişikliği bize göre turnuvaya olumlu yönde etki yapacak; zira eski formata göre koca kıtadan turnuvaya 16 takım katılabiliyordu.

Değişen sistemle birlikte katılımcı ülke sayısı 24’e çıkarıldı. Bu sayede Galler, Kuzey İrlanda, Arnavutluk, İzlanda ve Slovakya gibi takımlar tarihlerinde ilk kez bu büyük şampiyonaya katılmaya hak kazandı. Bu bağlam yeni statünün, heyecanı tüm kıtaya yayma noktasında başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kupayı Almak Hayal Değil

Milli takımlar bazında katıldığımız son büyük turnuva olan EURO 2008 halen hepimizin hafızalarında. Nasıl olmasın; gruptaki son maçta son dakikalarına 2-1 yenik girdiğimiz Çek Cumhuriyeti’ni 3-2 geçerek çeyrek finale çıkmıştık. Bu turda, şampiyonanın gizli favorilerinden Hırvatistan maçında uzatmaların 119. dakikasında kalemizde golü görüp 120+2’de Semih Şentürk’ün attığı golle maçı penaltılara taşımış ve penaltılarda adımızı “geri dönüşün kralları” unvanıyla yazdırmıştık. Yarı finalde ise maç genelinde kök söktürmemize rağmen Almanya’ya 3-2 boyun eğmiştik.

Geçmişi bir kenara bırakırsak karşımızda bir kez daha tarih yazma fırsatı duruyor; zira 2016 avrupa kupası türkiye özelinde bizleri fazlasıyla umutlandırıyor.

Bize göre ilk kez bir büyük turnuvaya büyük bir ülkenin hegemonyası olmadan gidiliyor. Finallerde aynı grupta yer aldığımız ve bu kupanın son şampiyonu olma unvanını elinde bulunduran İspanya eski gücünün çok uzağında.

İtalya, her zaman için korkulması gereken bir turnuva takımı özelliği gösterir; ancak bu şampiyonada onların da çok fazla etkili olacağını düşünmüyoruz; İngiltere zaten “ebedi” kaybeden. Yakalamış olduğu genç jenerasyonla birlikte çıkışa geçen; fakat beklenen patlamayı bir türlü gerçekleştiremeyen Belçika’nın da mutlu sona ulaşması zor.

Bizleri korkutması gereken iki takım var; birincisi son yıllarda milli takımlar seviyesinde Avrupa’yı sarsan Almanya ile genç ve yetenekli kadrosuyla birlikte ev sahibi olma avantajını da elinde bulunduran Fransa; ancak bu iki ekip de kesinlikle yenilmeyecek ekipler değil.

Sonuç itibariyle eğer milli takımımız, yakalamış olduğu müthiş form düzeyini korursa, başta Arda Turan olmak üzere takımın kaliteli ayakları klasını sahaya yansıtabilirse İspanya, Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti’yle birlikte yarışacağımız gruptan çıkmak zor değil. Hatta turnuvanın seyrine göre finale çıkmak ve kupayı kaldırmak kesinlikle bizler için hayal olmayacaktır.

 

Post Tagged with

You must be logged in to post a comment.